Almanya’da yaşlanan nüfus, yüksek enerji ve ham madde fiyatları büyümeyi yavaşlatıyor

Alman Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW), ülkedeki demografik değişimin, yüksek enerji ve ham madde fiyatlarının ekonomik büyümeyi yavaşlattığını değerlendirdi.

IfW, “Yüksek ham madde fiyatları ve küreselleşmenin ortadan kalkmasının Almanya’nın ekonomik büyümesine ilişkin” orta vadeli analizini açıkladı.

Enstitü, analizde “Almanya’nın büyüme beklentileri yeniden bulanıklaşıyor. Her şeyden önce, demografik değişim büyümenin iticilerini azaltıyor ve kalıcı olarak yüksek enerji ve ham madde fiyatları üretimde kazanımlarını tehdit ediyor.” ifadesinne yer verdi ve üretim potansiyelindeki büyümenin giderek daha fazla düzleşmesinin gayri safi milli hasılada (GSYH) büyüme hızını 2026’da yüzde 0,8’in altına düşüreceğini belirtti.

Alman ekonomisinin iki Almanya’nın birleşmesinden bu yana yıllık ortalama yüzde 1,4 büyüdüğünün hatırlatıldığı analizde, kişi başına büyümenin de orta vadede önemli oranda düşmesi beklendiği ifade edildi.

Analizde, “Ekonomik büyümedeki yavaşlamada demografik yaşlanma belirleyici oluyor.” denilerek, 2026 ortasından itibaren Almanya’nın her yıl tahmini olarak 140 bin çalışma çağındaki kişiyi kaybedeceğine işaret edildi.

Küreselleşmeden kaynaklanan büyüme ivmesinin gelecekte yok olma riskinin de bulunduğuna yer verilen analizde,” Artan jeopolitik risklerle birleşen siyasi ticaret engelleri, uluslararası işbölümünü zorluyor.” denildi

Analizde, yüksek enerji ve ham madde fiyatlarının üretim potansiyelini azalttığı hatırlatıldı. Analizde üretim yapılarının yeniden düzenlenmesi gerektiği ve üretim seviyesinin yaklaşık yüzde 1 düşmesinin beklendiği öngörüldü.

– “Makroekonomik gerilimlere yol açar”

IfW Ekonomi Direktörü Stefan Kooths, konuya ilişkin değerlendirmesinde, daha az büyümenin daha az tüketim anlamına geldiğini belirterek, “Aynı zamanda, ekonomik performansa yönelik talepler de ivme kaybetmeden yükselmeye devam ediyor. Bu makroekonomik gerilimlere yol açar. Mali politika açısından, her zaman yeni borçlardan kaçınmak, genel ekonomik görünüme uymuyor. Hükümetin, ideal olarak harcamalarına öncelik vererek konsolide etmesi gerekiyor. Her şeye gücümüz de yetmez.” ifadesini kullandı.

Enerji fiyat sistemine teşvik veya tavan yoluyla müdahalelerin yalnızca değişen enerji kıtlığının ekonomik olmayan bir şekilde ele alındığı anlamına geleceğini vurgulayan Kooths, “Enerji fiyatlarında sıkıntılar, fiyat sistemine zarar vermeden ortadan kaldırılabilir.” değerlendirmesinde bulundu.