Anastasia Kobekina, Amsterdam Sinfonietta ile İstanbul Müzik Festivali’nde sahne aldı

Yenilikçi programlar üretmesi ve aynı zamanda şefsiz müzik icrasıyla uzmanlaşan Amsterdam Sinfonietta ile Rus Viyolonsel sanatçısı Anastasia Kobekina, “50. İstanbul Müzik Festivali”nde aynı sahneyi paylaştı.
Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki (CRR) etkinlikte, Thomas Ades’in “Shanty-Over the Sea” adlı eserinin Türkiye prömiyeri gerçekleşti. Konser programında ayrıca Joseph Haydn’ın “Viyolonsel Konçertosu, Do Majör, HobVIIb, no.1”, Piyotr Ilyich Tchaikovsky’nin viyolonsel ve yaylılar için “Noktürn” ve “Pezzo Capriccioso, op.62” eserleriyle William Walton’ın “Yaylılar için Sonat” eserleri yorumlandı.

St. Petersburg’daki XVI. Uluslararası Çaykovski Yarışması’ndan bronz madalya alan Kobekina, konserin ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amsterdam Sinfonietta’nın ile müzik yapmanın harika bir duygu olduğunu söyleyerek, “Çok ilham verici bir deneyimdi. Aslında bugün ilk kez birlikte sahne alıyoruz ama aynı müzik dilini konuşarak bir şekilde birbirimizi anladığımızı hissediyoruz, sanki uzun yıllar arkadaşmışız gibi.” dedi.

Kobekina, daha önce Türkiye’de pek çok konser verdiğinin altını çizerek, Türkiye’deki ilk konserini Antalya’da Fazıl Say’ın da yer aldığı bir festivalde gerçekleştirdiğini kaydetti.

– Türk seyircisi çok dikkatli dinliyor

Türk seyircisinin çok dikkatli olduğuna dikkati çeken Kobekina, “Her zaman dinleyicilerin nasıl dinlediğini, mutlu olup olmadığını hissedersiniz. Sadece sessizler mi yoksa dikkatle dinliyorlar mı? Katılıyorlar mı? Seyirciyle olan bu bağdan çok keyif alırım ve Türk seyircisi beni çok mutlu ediyor.” diye konuştu.

Anastasia Kobekina, müzisyen bir aileye sahip olduğunu ve doğduğu andan itibaren müziğin hayatında olduğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi:

“Piyano çalmaya, ilk olarak üç yaşında başladım. Annem bana öğretiyordu fakat belki de annem ve babam da piyano çaldığı için evdeki bir piyanoya üçüncü piyanistin biraz fazla olacağını düşündüler, bilemiyorum. Daha sonra enstrümanımı değiştirdim. Çok küçük yaşlarımdaydım hatırlıyorum. Beni ilk konsere götürdüklerinde, doğduğum şehrin filarmoni senfoni orkestrasıydı, ailemi bırakıp koşarak sahneye çıktım. Sahnenin önünde bir merdiven vardı. Sanki her dakika bir basamak çıkıyordum ve sonra çello grubunun yanına oturdum ve mutlulukla salona bakıyordum. Gruba katılmak çok keyifliydi ve o an seçimin yapıldığını düşündüm.”

– “Müzik dünyasında rol modelim Fazıl Say, Patricia Kopatchinskaja ve Janine Jansen”

Başarılı müzisyen, müzik hayatında insanlardan ve onların başarılarından ilham aldığını ifade ederek, “Bunlar müzisyen olmak zorunda değil, her alanda ve güçlü kişilikler de çok ilham verici olabilir. Hepimizin inişleri ve çıkışları var. Kendimi kötü hissettiğimde, bu tür rol modelleri aramaya çalışıyorum. Bunlar YouTube’daki yorumlardan herhangi biri veya yeni tanıştığım biri olabilir ve bu gerçekten ilham verici. Tabii ki müzik dünyasından rol modellerim var. Burada üç isim söyleyebilirim; Fazıl Say, Patricia Kopatchinskaja ve Janine Jansen.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki klasik müzik ortamını takip ettiğini dile getiren sanatçı, “Çünkü Türkiye’den birkaç arkadaşım var; Cemal Aliyev mesela. Türk besteci Kaan Bulak’ın müziğini de çalıyorum. Birkaç gün önce Almanya merkezli orkestrayla çaldım. Müzisyenlerin çoğu Türkiye’dendi ve bana İstanbul için bazı tüyolar verdiler.” dedi.

Kobekina, gelecek projelerinden de bahsederek, “Çok yoğun bir yaz seyahatim var, Fransa, Almanya, İsviçre’deki festivallerde çalacağım ve ayrıca bazı heyecan verici kayıt projeleri geliyor. Müziği daha fazla keşfettiğinizi görmeyi çok isterim çünkü bu çok ilham verici ve ben müziğe aşık oldum. Diğer insanların da bu tutkuyu paylaşmasını sağladım.” şeklinde konuştu.

Başarılı sanatçı, kariyeri boyunca Konzerthausorchester Berlin, Kammerphilharmonie Bremen, Wiener Symphoniker, BBC Filarmoni, BBC Senfoni Orkestrası, Kremerata Baltica, Moskova Virtüözleri, Kamerochester Basel gibi dünyaca ünlü orkestralarla, Krzysztov Penderecki, Heinrich Schiff ve Vladimir Spivakov gibi şeflerle solist olarak konserler verdi.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfınca Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleşen festival, “İstanbul” temasıyla 24 Haziran’a kadar 16 farklı mekanda Türkiye ve yurtdışından 65’in üzerinde solist, topluluk ve orkestrayı ağırlayacak.
Suriye asıllı klarnet ustası Kinan Azmeh, topluluğu Cityband ile festival kapsamında, 17 Haziran’da, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde müzikseverlerin karşısına çıkacak.