Gelişen teknoloji, futbolu ve spor yayıncılığını etkilemeyi sürdürüyor

Futbol ve spor yayıncılığında gelişen teknoloji, hem oyunun kurallarını hem de seyircilerin deneyimlerini farklı bir noktaya taşıyor.

Teknoloji, her geçen gün ileri giderken birçok alanda farklı çözümler ve zenginlikler oluşturuyor. Dünya genelinde en çok ilgi gören spor branşı olan futbol da gelişen teknolojiyle hem oyun kuralları hem de yayıncılık anlamında hızlı bir dönüşüm yaşıyor.

Milyonların izlediği, çok büyük miktarlarda paranın döndüğü futbol, son yıllarda teknolojiden oldukça faydalanıyor. 2000’li yılların başında hakemlerin telsiz, mikrofon ve kulaklık sistemi kullanmaya başlaması büyük bir adım olarak görülürken aradan geçen yaklaşık 15 yılda teknolojinin futbola etkisi çok farklı boyutlara ulaştı.

“Futbolun ruhu öldürülüyor” şeklinde eleştirilerin yapıldığı ve büyük tartışmaları da beraberinde getiren futbolda teknoloji kullanımı, buna rağmen milyarlarca dolarlık sektörün vazgeçilmez bir parçası oldu.

Gol çizgisi teknolojisi, Video Yardımcı Hakem uygulaması, sporcuların anlık istatistiki verileri ile fiziksel ölçümlerinin yapılması saha içini etkilerken yayıncılık da gelişen teknolojiden nasibini alıyor. Artan kamera sayısı ve daha fazla detay görmeye yeni alışan futbol izleyicisi kısa süre sonra 3 boyutlu yayınlar, pozisyonları analiz etmek ve açıklık getirmek amacıyla üretilen 3 boyutlu grafik sistemleri, uçan kameralar ile karşı karşıya kaldı.

Saha içinde futbolcular ve hakemlere yerleştirilen mikrofonlarla kısa süreli de olsa saha içindekileri duymanın şaşkınlığını yaşayan futbol izleyicisi, artık duyduklarının yanı sıra futbolcu ve hakemlerin gözünden de olanlara şahitlik edebilecek.

Almanya’nın Köln kentindeki RheinEnergie Stadı’nda “Telekom Kupası” adıyla Köln ve Milan takımları arasında oynanan hazırlık maçı, futbol yayıncılığı adına yenilikçi bir denemeye sahne oldu. Köln forması giyen Timo Hübers’in formasına yerleştirilen kamera sayesinde müsabaka farklı bir şekilde izleyicilere aktarıldı. Paylaşılan görüntülerle seyirciler, saha içindeki birçok aksiyonu saha içinden daha detaylı bir şekilde izleme şansı elde etti.

Söz konusu görüntüler, dünya medyasında ve sosyal medyada büyük ilgi görürken spor yayıncılığı adına yaşanan gelişmeler hem mevcut tartışmaları bir kez daha gündeme getirdi hem de ileride yaşanabilecek farklı tecrübeler sporseverleri heyecanlandırdı.

Bu yıl ilk kez kış döneminde oynanacak Dünya Kupası’nda FIFA ofsayt konusunda yeni bir teknolojiyi hayata geçirecek. Katar’ın ev sahipliğinde düzenlenecek organizasyon boyunca her maçta kullanılacak “yarı otomatik ofsayt” sistemiyle ofsayt pozisyonlarında en az hata ile en hızlı sonucun alınması hedefleniyor.

İleride hakem yönetimlerinde yapay zekanın etkili olacağı yönündeki öngörülerin yapıldığı futbolda birçok teknolojik yeniliğe izin veren FIFA’nın resmi maçlarda futbolculara yerleştirilecek kameralarla ilgili nasıl bir tutum takınacağı merak ediliyor.

– Emre Tilev: “Birçok kişiye nazaran böyle gelişmelere sıcak bakıyorum”

Spor spikeri Emre Tilev, Köln-Milan maçında uygulanan sistemin hem takımlara hem de yayıncılara katkı sağlayacağını söyledi.

“Teknoloji ile futbol her geçen gün biraz daha iç içe geçmeye başladı.” diyen Tilev, şu ifadeleri kullandı:

“Köln-Milan maçındaki görüntüler sanki konsol oyunları gibiydi. Futbolcunun üzerine yerleştirilen kamerayla futbolcunun hangi noktalarda hata yaptığını, pozisyon almadaki zenginliği, oyunun sadece bir topun peşinden koşan 22 kişi olmadığını, oyunun içinde farklı dinamikler olduğunu gözlemleyeceğiz. Her geçen gün gelişen teknolojiyle farklılaşmayı da beraberinde getirecek. Kulaklarına takılan kulaklık ve mikrofonla hakemlerin birbiriyle konuşmasıyla başlayan süreç VAR’a kadar gelmişti. Burada da hakeme yerleştirilen kameraya kadar taşınmış durumda. Birçok kişiye nazaran böyle gelişmelere sıcak bakıyorum. Bunların olması gerektiğini, sisteme dahil edilmesi ve sayılarının artırılması gerektiğini düşünüyorum.”

ABD’deki organizasyonlarda benzer uygulamaların yapıldığına değinen Tilev, “Kafamda, ‘Bir futbolcu formasından çekildiğinde kameranın pozisyonu ne olacak? Kamera düştüğünde veya müdahale anında futbolcu için bir risk teşkil edecek mi?’ gibi soru işaretleri var. Bunun dışında tamamıyla sıcağım ve keyifli buldum. Oyuncuların performansı gözlemlemek adına pek çok anlamda teknik adamlara doneler verecek. Yayıncı adına da verilen istatistiki bilgiler, oyuna yönelik dinamikler de renklendirilecek. ABD bunu yıllardır spor organizasyonlarında yapıyor. Bunu futbola entegre etmiş oldular. Sonuna kadar destekliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

– Prof. Dr. Müge Demir: “Futbolun dinamizmine zarar vermeden teknolojiden yararlanılmalı”

Haliç Üniversitesi Strateji ve Kalite Geliştirme Daire Başkanı Prof. Dr. Müge Demir, teknoloji kullanımının önemine değinerek bunun futbolun dinamizmini etkilememesi gerektiğini söyledi.

AA muhabirine açıklamada bulunan iletişimci Demir, “Yeni medya teknolojilerinin gelişimi, dünyada en fazla takip edilen spor dalı olan futbolun, teknolojiyi en fazla kullanan spor dalı olmasını sağlamıştır. Futbol sahasının yanı sıra futbolcular, antrenman modelleri ve analizler de teknolojiden etkilenmiştir.” dedi.

Yeni medya platformlarının futbolda yeni teknolojilerin kullanımına yol açtığını aktaran Demir, şunları kaydetti:

“Son yıllarda dev bir endüstri haline gelen futbolun, ekonomik değerini yükseltmek için bir yandan teknolojiyi kullanmasına; diğer yandan da futbolcuların teknoloji karşısındaki ‘boyun eğişine’ şahitlik ediyoruz. Teknoloji kullanımı, futbolun ‘televizyon, sponsorluk ve reklamın oluşturduğu üçgen içerisinde kalan bir oyun halini almasıyla paralel gelişmiştir. Günümüzde en çok kullanılan yeni medya teknolojisi sosyal medyada taraftarlar, maç süresince ve sonrasında aktif bir biçimde maçın kontrolünü ellerine almaktadırlar. Bu nedenle de futbol kulüplerinin sosyal medyaya ve yeni iletişim teknolojilerine verdikleri önem giderek artmaktadır. Endüstriyelleşmeyle birlikte bir yatırım alanına ve aracına dönüşen futbol artık salt sonuç ve sonuç üzerinden elde edilecek rant için oynanır hale gelmiştir. Kulüplerin yaptıkları devasa harcamaların karşılığında para kazanmak isteyen yöneticiler için en büyük finansal kaynak taraftarlar ya da bir başka deyişle takım tutan müşteriler olmuştur. Futbolu izleyecek olan taraftarın ilgi duyduğu yıldız futbolcu aracılığıyla bu ürünle, futbolla yakınlık kurmasını amaçlayan kulüpler, sistemin devamlılığı ve kitlelerin etkilenmesi için yıldız futbolcuları devreye sokmaktadırlar.”

Kulüpler ile yayıncı kuruluşların izleyici ilgisini çekmeye çalıştığını anlatan Müge Demir, “Son yıllarda futbolcunun topun neresine, ne şiddetle vurduğu, oyuncunun son vuruşları, ortaları, hatta frikik, korner gibi ölü toplara vuruşlarını yeniden biçimlendirmenin mümkün kılındığı teknolojiler kullanılmaktadır. Bu hafta ilk kez bir futbolcu üzerinde denenen vücut kamerasından önce de kulüpler ve yayıncı kuruluşlar farklı teknoloji kullanımları ile izleyicinin ilgisini çekmeye çalışmışlardı. Saha içine yerleştirilen 360 derece kameralarla farklı açıları izleyiciye ileterek, taraftarların ilgisini çeken, görsel şölen yaratan teknoloji kullanımları da; İspanyol futbolcu Xavi’nin futbola olan bakış açısını öğrenmek için kafasına monte edilen kamera ile oyun anındaki karar verme yetilerini çözmeye çalışmaları da bunlara örnek verilebilir.” diye konuştu.

Müge Demir, televizyon ve sosyal medya, yeni futbol ekonomisinin en önemli üretim faktörü olduğuna değinerek, “Teknoloji aracılığıyla futbol endüstrisinin aktörleri futbol sevenleri ya da müşterilerini memnun etmek, statlara çekmek, televizyon karşısında maçları izlemelerini sağlamak, daha çok reklam izlemek, daha çok ürün satın almalarını sağlamak gibi yayıncı kuruluşa hizmet edecek çok sayıda olanak sağlamaya devam edecektir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; futbol yayıncılığı açısından yenilikçi denemeler yapılırken futbolcuların performanslarını ölçmek için kullanılan akıllı formalar, teknolojik toplar, kafa kameraları ya da 360 derece saha içi kameraların kullanımı ile maçlarda futbolun dinamizmine zarar vermeden teknolojiden yararlanmayı başarabilmektir. Yayıncı kuruluşlar tabi ki günün gerisinde kalmamak için teknoloji kullanımına devam etmeliler fakat futbolun oyun olarak devam edebilmesinin sağlanması için yayıncılar, futbolcunun daha fazla meta haline getirilmesine izin vermeden, oyundan alınan keyfi taraftara yansıtmalı.” ifadelerini kullandı.